Kayıtlar

Resim
  Mafya lideri bile gemileri yaktı… Ne günlerden geçiyoruz; kim biliyor? Gündem hep dolu hep de yoğun ve zorlu. Her ne kadar hızlı yaşayıp hızlı unutuyorsak da sanat ve sanatçı (burada yazarlar ve kitapları) bize unutmaya izin vermiyor. Bizi taşıyor, buna bağlı olarak da aynı şeyden bile bambaşka güzellikler süzüyoruz hiç farkına varmadan. Bazen, çoğunlukla hemen hep belleğimizde o farklılıklar, birbirine giriyor istir istemez, yani kavga ediyor. Unutmadığımızdan olsa gerek… Naim Kandemir, çalışkan, çalışkan olduğu kadar nüktedan, nüktedan olduğu kadar günü gündemle bağlayan bir yazar. “ 20 Ocak 1961 tarihinde Samsun’da doğup çocukluğumu okul öncesi eğitimi niyetine arastada geçirdim. Sokakta yetişmek okula erken başlamak demekti” sözcükleriyle tanımlıyor kendisini. Mekteb-i Mülkiye’de okumuş olmasına karşın devletle bağı olmasın diye (belki de devletin kendisine ayak bağı olduğunu bildiğinden) “kaymakam” olmaktan imtina etmiş kendi kararıyla. Belleği güçlü biri, öyle oldu...

Şair Çünkü Onlar, Şiir Uçar Söz Olur

Resim
  Şair Çünkü Onlar “Bir duyumdan dünya süzerler” 12 Eylül’ün hâlâ aydınlanamamış günlerinde, gündemi sanat-edebiyat dergileri aracılığıyla takip etmeye çalıştığımız dönemde, Memet Fuat’ın adıyla tanınan de yayınevinde tanıştık Enver Ercan’la, o şiir ve edebiyat yolunu tutturmuştu devam etti, bense sinema ağır bastığı için işin görsel yanını tercih ettim. Yaşıttık, okumaya açtık, okuyup öğrenmek, tartışıp gelişmek isteyen gençlerdik. Vaktimiz de boldu, gücümüz de yerindeydi ve bir an önce aradaki farkı kapatıp her şeye yetişme derdindeydik. İşte, en tam da o yetişme hevesidir Enver Ercan’ı bu söyleşilere çağıran ya da bu söyleşileri yaptıran. Sunumunda, “Kitapta yer alan konuşmalar, bir şiirseverin, Çağdaş Türk Şiiri’nin toprağında farklı ve kalıcı izler bırakan şairlerin serüvenlerine sızma çabası olarak değerlendirilebilir. Şiirimizin tarihini doğru kavrayabilmek için, önce coğrafyasını tanımak çıkış noktam oldu” diyor. ardından da konuşma bağlamı gerektirmedikçe, daha önce...