Mafya lideri bile gemileri yaktı… Ne günlerden geçiyoruz; kim biliyor? Gündem hep dolu hep de yoğun ve zorlu. Her ne kadar hızlı yaşayıp hızlı unutuyorsak da sanat ve sanatçı (burada yazarlar ve kitapları) bize unutmaya izin vermiyor. Bizi taşıyor, buna bağlı olarak da aynı şeyden bile bambaşka güzellikler süzüyoruz hiç farkına varmadan. Bazen, çoğunlukla hemen hep belleğimizde o farklılıklar, birbirine giriyor istir istemez, yani kavga ediyor. Unutmadığımızdan olsa gerek… Naim Kandemir, çalışkan, çalışkan olduğu kadar nüktedan, nüktedan olduğu kadar günü gündemle bağlayan bir yazar. “ 20 Ocak 1961 tarihinde Samsun’da doğup çocukluğumu okul öncesi eğitimi niyetine arastada geçirdim. Sokakta yetişmek okula erken başlamak demekti” sözcükleriyle tanımlıyor kendisini. Mekteb-i Mülkiye’de okumuş olmasına karşın devletle bağı olmasın diye (belki de devletin kendisine ayak bağı olduğunu bildiğinden) “kaymakam” olmaktan imtina etmiş kendi kararıyla. Belleği güçlü biri, öyle oldu...